Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Çok konuşanın çok kusuru, çok kusuru olanın da çok günahı olur. Günahları çok olanın da –tevbe ve istiğfarla onları temizlemediği takdirde– hakkı ateştir. Onun için kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hep hayır konuşsun ya da sussun!..

...Hadisler...

Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.

...İlginç Bilgiler...

Sevgide güneş gibi ol, Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, Hataları örtmede gece gibi ol, Öfkede ölü gibi ol, Tevazuda toprak gibi ol, Her ne olursan ol, Ya olduğun gibi görün, Ya göründügün gibi ol.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

27 Mart 2017
Pazartesi
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Yaşamın Kıyısında Tek Kişilik Yalnızlık


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Her insanın “bir zamanları” vardır. Cümleler tarihler de  takılır.. Sınırlarımız geçmişle kuşatılmıştır.  Bugün ve gelecek namına yapılanlar eksiktir. Etik ve estetik yoksunudur. Ah o eski günler diyerek başlayan kısa ve samimi itiraflar yükselir ağızların en dolusuyla.

Bir yandan bu günlere şükreden bir yandan da bu günlerin, geçmişin saflığını sadeliğini ve tadını yok ettiğinin serzenişindeyizdir. En önemlisi de hiçbir defa bu günü ve yarını yaşayamaz insan. Dünü anlatır. Bugünün konusu hep dündür.. gecikmeli yaşar insan. Fakat zaman hiç de gecikmez…

Hafızamda yer etmiş bir insan manzarası hatırlıyorum. Tepeden tırnağa acıyı, kederi, dünü,bugünü ve –YALNIZLIĞI anlatıyor.. yüksek yamaçlarda bir küçük köy vardı. Terk edilmiş on  -onbeş  kadar boş ev… rüzgarlı bir hava. Kasvet çökmüş her yere. Merak ve tedirginlikle geziniyorum yolumu kaybetmiştim.. köpek sesleri ve rüzgarın sesi ürpertiyordu beni ve arkadaşlarımı… kimsecikler yok..yolumuzu bulmak için başka bir yere gitmeye karar vermiştik.. ama bir evin penceresinden cılız bir ışık gördüm.. isli bir pencereydi.. ve mum ışığıydı.. yaklaştık.. evin kapısını çaldım açan veya içerden seslenen yoktu.. yinede merakımızla beraber kapının açık olmasından dolayı içeri girdik..işte ordaydı.. yılların koca çınarı yüz yaşını geçmiş bir ihtiyar yatağında tek başına ölümü bekleyen fakat çoktan ölmüş bir ihtiyar…. Tek başına kalmış terk edilmiş bir insanın içinde ne kadar kalabalıklar olursa olsun ölmüş olmaz mı? İşte bu ihtiyarda onlardandı… küflenmiş ekmek parçaları pencere kenarlarına konulmuş etler.. tüm duvarlar pencereler is içindeydi.. bu elim durumda merakımızı biraz olsun gidermek için ihtiyarın yanına oturdum ve sordum. Tek başına mı yaşıyorsun?

-evet dedi.

-peki dedeciğim sana bakan yardım eden yok mu?

- var Allah’a şükür, karşı köyden gelirler sobamı yakar bazen yiyecek bırakırlar dedi..

-evlatların akrabaların köyden kimsen yok mu ?

-hepsi gittiler göç ettiler,,bir ben kaldım buralarda.. ölüme duacı..

Arkadaşlarımla nutkumuz tutulmuştu..Ağlaştık… onca hikayeler vardır böyle yaşamlarının kıyısında yalnızlık çeken… ölümü bekleyen kucak açarak.. onca yaşamlar var terk eden kalabalıkların içine yalnızlığıyla saklanan… fakat insan ne kadar saklansa da kalabalıklara yine yalnızlığı kuşatıyor zamanın eşliğinde…. Ya içinizi hep kalabalık tutacaksınız ya da insanları yalnız bırakmayacaksınız…. Yaşamın kıyında…

Sevgiler…..

                                               

Yazan: Hüseyin GÖREN

Köşe Yazıları>>Kültür Hayat
22.12.2011 14:44
885 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011