Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

“Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet say: İhtiyarlık gelip çatmadan evvel gençliğin, hastalıktan evvel sıhhatin, fakir düşmeden evvel varlıklı olmanın, meşguliyetten evvel boş zamanın ve ölüm gelmeden evvel hayatın kıymetini bil, bunları güzel değerlendir!”

...Hadisler...

Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar; rengi ne olursa olsun.

...İlginç Bilgiler...

Hiç kızmayanın kızması çok farklıdır.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

19 Ocak 2017
Perşembe
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Seven Mi Bilir, Bilen Mi Sever?


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Sevgi, insanların dilinden düşmeyen değerini asla kaybetmemiş, anlamı çok, en iyisini sevenin bildiği “Sevgi sevenin içerisindedir, sevilenin değil” Eflatun. çoğalan garip ama pek garip bir sözcüktür. sözle ifadesi bazen kolay bazen zordur. Üzerine ne hikayeler , ne filmler, ne romanlar ve şiirler yazıldı. Her biri birbirinden farklı.. öyle bilindik bir sözcük ki küçükten büyüğe her yaştaki insanın ağzından nefes aldığı sayısınca çıkıverir günlük hayatta. Fakat yine de insanlar birbirlerine karşı sevgisizlik içinde olduklarından yakınacak kadar da yabancıdır… sevgiyi bilmecesi bitmeden onun üst makamı aşk başlar..

Akıl ile kavranamaz bu varoluşun gerçeği karşısında insan, neyi nasıl sevmeli? Ya da önce bilmeli mi sevmeyi aşkı? Yunus Emre dizelerinde “aşksızlara verme öğüt, Öğüdünden alır değil. Aşksız adem hayvan olur Hayvan öğüt bilir değil”  derken  bilenlerden mi aşıklardan mı bahseder?  Şu meşhur oduncu hikayesi vardır.. bilenler bilir. Oduncunun teki bir gün ormanda odun kesmeden gelirken iniltiler içinde bir ayı görmüş ayı acılar içinde kıvranıyormuş. Oduncu korku ve merakla bakarken merakı üstün gelmiş ayıya yaklaşmış. Bir de ne görsün ayının ayağına diken batmış onun acısıyla kıvranmaktadır. Oduncu korkusunu yenerek ayının ayağından bir hamlede çıkarıvermiş dikeni… ayıcağız da acıdan kurtulmanın sevincini yaşamış. Oduncu yardım etmenin mutluluğuyla ormandan evine doğru yürümeye başlamış. Bir bakmış ki ayı da arkasında.. oduncu endişeleniş. Fakat yine de yoluna devam etmiş köyüne varmış. Ayıda arkasında.. oduncunun evinin önünde beklemiş ayıcık… zamanla birbirlerini çok sevmişler.. dost olmuşlar… hatta köydeki insanlar birkaç defa ayıyla böyle dostluk olmaz.. o vahşi bir hayvan tehlikelidir vazgeç deseler de kıskanıyorlar diyerek aldırış etmemiş. Bir gün oduncu ormanda işlerini halletmiş yorulmuş bir ağacın dibine yatmış.. ayıda oduncunun yanında koruyuculuk yapıyormuş. Oduncu yorgunluktan uya kalmış.  Ayı sahibime zarar gelmesin diye etrafında pervane gibiymiş.. derken bir sinek oduncuyu rahatsız etmeye başlamış.. ayı sineğe pek sinirlenmiş. Ee ne de olsa sahibinin uykusunu bölüyormuş. Ayı ne yaptıysa sineği kovmayı başaramamış.. sinek oduncunun alnına konunca.. ayı yerden bir taşla sineği öldürmeye karar vermiş… ve oduncunun anlıdaki sineğe iri bir taşla vuruvermiş.  İşte kıssadan hisse seven mi bilir, bilen mi sever? Cahil ne sever sen de sevgiden anlar.. ancak bilirse insan sever…  bilmek gerek… ya cahilin sevgisinin adı nedir? Sahip  olduklarımıza duyduğumuz koruma duygusu sevgi değildir.  Sizi seveni sevmek sadece değiş tokuştur.. ya ne yapmalı…. Bilmeli sevgili dostlar…. Sevgiyi aşkı bilmeli… ve sonra sevmeli…..

Nice bilmelere ve bildiğiyle sevmelere….

Yazar: Hüseyin GÖREN

Köşe Yazıları>>Kültür Hayat
22.12.2011 14:15
843 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011