Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Yüzü yerde olanı Allah yükselttikçe yükseltir, kibre girip çalım çakanı da yerin dibine batırır.

...Hadisler...

Tek bir saç telinin kalınlığı 0.02mm - 0.04mm arasıdır.

...İlginç Bilgiler...

Başkalarını ezerken, seni ezebilecek bir gücün bulunduğunu asla unutma

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

23 Haziran 2017
Cuma
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Bye Bye Türkçe Kitabının özeti


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

KİTAPLA İLGİLİ:
Alanı: 429 sayfa
Yazan: prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Yayınevi: Otopsi yayınevi
7. Baskı / mayıs 2002

Genel bilgi: kitabın 1. bölümünde O. Sinanoğlu’nun makaleleri, 2. bölümünde O. Sinanoğlu’yla yapılan söyleşiler ve son olarak da O. Sinanoğlu’nun söylediklerinden derlenen, gazete ve dergilerde yayınlanmış, EKLER bölümü bulunmaktadır.

Kitapta genel olarak
Üniversitelerin ve okulların eğitim durumları
Türkçe’nin üstün özellikleri
Bilim ve Türkçe arasındaki ilişki
Okullarda uygulanması gereken eğitim yöntemi
Türkiye’nin nasıl sömürüldüğüyle ilgili bilgiler bulunuyor


KİTAPTAN ALINTILAR:

Dilin Yeni terimlere yeni karşılık bulma becerisi
Bugünkü durumuna 4-5 yüzyıl önce gelmeye başlayan İngilizce beş kadar dilin rasgele ve kuralsız karışımından oluşmuş, bu dillerin hiçbiri dilin ana kurallar iskeleti diyebileceğimiz temel yapısını sağlar konumda kalamamıştır. Dolayısıyla, İngilizce’de belli kurallara göre yeni terim türetme yeteneği hemen hemen yoktur.

Türkçe’de yeni kavramlara karşılıklar, dilinin özelliklerini iyi öğrenmişlerse kolayca bulunur. Tabi dilini bilimiyle, fenniyle, edebiyatıyla iyi öğrenmek, onu iyice bilmek, onunu eşsiz yetenek ve inceliklerine aşık olmak bahtiyarlığına ermek içinse her konuda eğitimini Türkçe olarak görmüş olmak gerekir.

Türkçe’nin terim türetme yetenekleri ise her dilden fazla. Hem de yeni türetilen Türkçe sözlerden hal bile bir şeyler anlayabiliyor.

Dil bilinci ve milletin ayakta kalması (kültür) arasındaki ilişki
Dilini unutan kavimlerin tarihten adları bile silinir gider.

Türk demek dil demektir. Türklüğün en temel taşı Türkçe’dir. Türk, Türküm diyen ve her yönüyle, her şeyden önce Türkçe konuşandır.

Burası Türk devleti ise birinci vazifen Türk dilini, kimliğini, kültürünü geliştirmektir.

Dil, gönlü yüzdüren bir gemidir. Dil gemisi batarsa gönül de batar.

Milletlerin kimliğini, kişiliğini, geleneğini, her şeyini taşıyan dilidir. Dil giderse, millet de gider…

Kültürü korumak için
1. çeşitli diller ve kültürler tüm insanlığın zenginliğidir. Her birinin yaşatılması, korunması geliştirmesi uçun tedbirler alınmalı
2. hiçbir ülke başka bir ülkenin dilini, kültürünü yok etmeye çalışmamalı

Türkçe’yi ortadan kaldırmak için atılan adımlar
1. kamuoyu yabancı dil yalnız böyle öğrenilir diye aldatılmış ve hazırlık sınıfları açılması.
2. meslek dilinin yalnızca İngilizce’ymiş gibi algılatılması.
3. insanların, yeni seçilen bakanların vb. yalnız yabancı dil bilmeleriyle methedilmeleri
4. bazı orta ve yüksek öğretim kurumlarının dillerinin tamamen yabancı olması
5. konuşurken İngilizce laflar katmanın övünülecek duruma getirilmesi
6. çeşitli işyerleri ve yayın organlarının dillerinin yabancı sözcüklerle bezendirilmesi

Dil ve bağımsızlık arasındaki ilişki
En yakın tarih ve bugünkü dünya sahnesi de gösteriyor ki iktisadı olsun, siyasi olsun kültürel olsun, bağımsızlıklarını, dünyadaki şerefli yerlerini, ancak kendi benliklerine sahip, kendilerini aşağı görmeyen kendilerine güvenen milletler koruyabiliyor, yapıcı ilerleyici ruha sahip olabiliyor.

Bir ülkenin insanlarını kendi kültürel köklerinden koparmanın, bağımlılığını artırmanın en önemli yolunun dil bağımlılığı yaratmaktan geçtiği artık bilinen bir gerçek

Bir ülkenin lafının geçmesi için, itibarlı olması için önce kendisini bilmesi, hedeflerinin, yönünün olması, kendisine itibar etmesi gerekir.

Türk dilinin üstün yönleri
Türk dili, öbür dillerde pek aza rastlanan bir yapıya sahiptir. Batılı dilcilerin hayranlıkla söyledikleri gibi kuralları, adeta bir matematikçi tarafından düzenlenmiş gibi, kesin ve seçik, kendi kendini içinden türetebilen her yeni konuya yetişebilen her Türk’ün kolayca anlayabileceği yeni türeyen sözleri ile işlendikçe zenginleşen bir dildir.

Dil, süre giden bir iştir. Çünkü kavramlar sürekli gelişir durur, değişir, yenileri doğar. Dil de kavramlarla birlikte gelişir, içindeki türetim yeteneğine göre işlenir durur. Ne mutlu ki, Türk dili bu türetim, gelişim, yapı ve kurallarına en çok sahip bir dildir.

Yabancı dil öğrenmede Yabancı dil öğretiminde dikkat edilmesi gereken noktalar
Yabancı dil öğretimi, yabancı öğretim haline gelmemeli, Türk dilinin yerine geçerek, onu yıkma, eritme, zayıflatma vesilesi olmamalı

Ama mühendis, ama iş yöneticisi, ama öğretmen, önce kendi dilini ve mesleğini iyi bilmeli, yabancı dilden araç olarak yararlanmalıdır.

Kendi aklının kendisi sahibi olan yani Uganda , Filipinler gibi sömürgeleşmemiş tüm dünya ülkelerinde yabancı diller gece veya yaz kurslarında, görsel-işitsel dil laboratuarlarında, okullarda ayrı yabancı dil derslerinde öğretilir ve gayet iyi sonuç alınır.


Eğitim dili
Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün okullarında eğitim dili tümü ile Türkçe olmalıdır. Yabancı dil ek olarak ve iyi öğretilmeli, fakat kesinlikle Türkçe’nin yerini almamalıdır. Türk dilinin güzellik, zenginlik ve açıklığından kendi dilinde düşünebilme zevk, onur ve bağımsızlığından hiçbir tür gencini mahrum etmeye hakkımız yoktur.

Yabancı dille eğitim yapmak kadar zararlı bir şey yoktur. İnsanların yıllarını köreltir, düşüncelerini öldürür, insanlar hiçbir şey öğrenemez.

Önce kendi dilini bileceksin, düşünmesini bileceksin. Yabancı dil eğitimi görenlerde düşünce kabiliyeti azalır. Nitekim Türkiye’de bugün düşünmek adeta bulamayacağın bir şeydir.

Eğitim dilini yabancı dil yapmak, Türk dilini Türkiye’de ikinci plana atmak demek olur.

Her haysiyetli ülkenin eğitim dili kendi resmi milli dilidir.

Devletinin başta gelen işi, milli savunma görevi, Türk dilini yaşatmak, gelişmesine destek olmak, onun için de eğitimini Türkçe yapmak, her dalda Türkçe telif ve tercüme eserleri teşvik etmek olmalıdır.

Yabancı dil bilmek
Yabancı dil bilmek, anadiline çevirebilmek demektir. Türkçe’sini bilmediği için, çeviremeyen kişiler, yabancı dil bilmekle, öne sürüldüğü gibi bir kişilik daha kazanmış olmaz, kendi kişiliğini de kaybetmiş olur.

Yabancı sözcüklere Türkçe karşılıklar bulmanın önemi
Bir yeni bilim ve teknik yurda daha ilk kez girerken o işin öncüleri Türkçe konusunda duyarlı, bilgili ve bilinçli olurlarsa, o dal Türkçe olarak gelişir, o dalda çalışanlar da batıya karşı bir aşağılık duygusu içinde kıvranmadan yaratıcı olurlar.

Dünya dili İngilizce’dir aldatmacası
Sanki Avrupa Birliği’nin dili İngilizce imiş gibi, Avrupa ile bütünleşmek için dilimizi yok edip yerine İngilizce’yi yerleştirecekler. Avrupa’nın neresi İngilizce oldu ki biz oluyoruz? Almanya’da kalmadı; her şey Almanca. Fransa’nın havaalanında bile her şey yalnız Fransızca ve Almanca; İngilizce hiç yok. Öbür ülkelerde de benzeri durumlar. Yoksa bizim tatlı su Anglosaksonları güdümünde bir Avrupa Birliği mi tahayyül ediyorlar?

Almanya’da, İsviçre’ye gidiyorum. Sokaklarda bir tane İngilizce bilen adam yok. İngilizce’nin bütün dünyanın dili olduğu tamamıyla Anglo-Sakson propagandası ve bunların ihanet çetesi ve kuyruklarının yalanıdır.

Dil ve sömürü arasındaki ilişki
Önce kafaları dil aracılıyla köleleştirirsen iktisadi, siyasi kölelik hemen araksından gelir.

Toplumları sömürgeleştirmek istiyorsan, en yi yol dilini ve kültürünü unutturmaktır.

Bilim dili İngilizce’dir aldatmacası
Bilim yalnız İngilizce ile olurmuş! Bunlar kasıtlı olarak üretilmiş yalanlardır. Amerika, İngiltere zayıfladıkça İngilizce’nin önemi azalmakta, çeşitli dillerin önemi artmaktadır.

Yabancı sözcükleri yazarken dikkat edilmesi gerekenler
Yabancı kelime, hatta yer adları, on yıl öncesine kadar yaptığımız gibi Türkçe imle ile ve Türkçe sese uyumlarına uymuş şekilleriyle yazılmalı, söylenmeli (her ülke öyle yapar) yabancı imla kullanılmasından böbürlenme değil utanç duyulmalıdır. 

Kitaplar>>Güncel Kitap Özetleri
07.02.2012 06:42
10987 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011