Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

"Nerede bulunursan bulun, Allah’tan kork ve hep takva duygusu içinde ol! Bir günaha düşmüşsen, arkasından hemen bir iyilik yap ki, o günahı siliversin. İnsanlarla olan muamelelerinde de güzel ahlâktan hiç ayrılma!"

...Hadisler...

Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yaşayabilir.

...İlginç Bilgiler...

Yapabildiğin kadar söz ver, sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

23 Ağustos 2017
Çarşamba
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Akvaryumlarımızın Hayatımıza Etkileri


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

 Dünya üzerinde gerçek duygularımızı ifade etme gücünü hiçbir zaman yakalayamayız. Bir an düşündüğümüz bir olguyu, karşımızdaki insana ifade edişimiz ne kadar profesyonel olsa da, o insanın o olguyu bizim tasvir ettiğimiz gibi algılaması için kendimiz gibi olması gerekir.

Akvaryum hobiciliği yıllar yılı çağ atlayarak gelişmiştir. Ticari anlamda da tüm Dünya' da saygın bir yer edinmiştir. Çoğu çocuk hayvan sever olur; kedi, köpek, hamster isterler. Titiz ebeveynler arasında evlatlarının gelişimini olumsuz etkilemeyecek koşullarda tüyden uzak tutup, onun hayvan severliğinin önüne geçmeyecek şekilde çözüm üreten bir sürü aile vardır. Klasikleşmiş yaptırım uygulanır. Bir adet fanus ve Japon balığı alınır, çocuğa zorunlu olarak ''bu canlıya bakacaksın'' davranışı uygulanır. Bilinçsizce sürdürülen bu olayların sonucu her zaman hayal kırıklığı olur, günün birinde mutlaka fanus içindeki Japon balığının hayatı son bulur.

Fanusta Japon balığıyla başlayan bu macera çoğu hobici için yılların sonunda profesyonel akvaryum bakımı ve balık beslemeye kadar gider. Araştırarak, izleyerek, merak ederek kendilerini geliştirirler. Su altındaki bu efsanevi yaşamın evlerimizde olması her açıdan eşsiz bir huzur kaynağıdır. Küçük bir Canlı Doğuran tankıyla başlayan heyecan birkaç yılın sonunda yerini efsanevi Malawi Cichlid'lerine bırakır, takribi 3-4 yılın sonunda, tatlı suların akıl almaz, keşfine doyum olmayan Tanganyika Gölü'nün canlıları girer eve. Yıllar süren bu güzelliğin sonunda; bir zamanlar buluğ çağında olup fanusta balık besleyen o çocuk şimdi belki evlilik yolunda ilerleyen yetişkin bir insan olmuştur ve sualtı dünyasının son noktası olan tuzlu su akvaryumunu kurup, okyanusların sonsuz güzelliğini evine getirmiştir.

Akvaryum içindeki ekolojik denge ve insanın kendi çabasıyla kurduğu ekosistem, hayatına direkt olarak etki eder. Huzurlu bir ailesi, düzenli bir işi ve kargaşa içinde olmayan bir hayatı sürdüren akvaristler kendi kişilikleri gibi hassas ve huzur isteyen Discus'ları müthiş haz alarak besleyebilir. Tam terside olabilir. Sürekli koşuşturmaca içinde bulunan bir iş yaşamının yorgun biten her gününde, eve dönen hobici Discus'larını seyrederek tüm stresini boşaltabilir. Kargaşa içinde geçen her günün ardından Discus'larının sakinliği onun da rahatlamasını sağlar. Başka bir örnek vermek gerekirse; yine işi ile alakalı otoriter bir kimliği bulunan, meslek yaşamında hiçbir şekilde ödün vermeyerek hayatını tanzim eden ve bu özelliğini tüm yaşamına yayan bir hobiciyi düşünelim. Bu insan da, büyük tankında, sınırsız hızla yüzen, bölgelerini cesaretle koruyan ve yeri geldiğinde yenilgiyi kabul ederek geri çekilen Malawi Cichlid'lerini beslemekten büyük zevk alır. Akvaryum içindeki bu hiyerarşi de öyle bir insanın tüm stresini almaya yeterlidir. Balıklarını seyrettikçe bu duyguları yaşayan, sadece bir canlıyı beslemek ve bakmak için değil de, her açıdan onların yaşamlarını keşfetmeye çalışıp uğraşan hobiciler için evimizdeki ya da işyerlerimizdeki akvaryumlarımızın bakımlarını yapmak, angarya bir iş olmaktan çıkıp, zevkli bir uğraşa bürünür.

Yazmış olduğum bu denemenin ana düşüncesini birebir yaşadım. 2006 yılının sonuna kadar 3-4 yıl boyunca Malawi Cichlidleri besliyordum. Tekdüzelik çerçevesinde sürdürdüğüm bir hayatım vardı. Balıklarımda her zaman ürüyor, bölgelerini koruyor ve yeri geldiğinde sosyal davranışları olan alan kavgalarını yapıyorlardı. 2006'nın son zamanları, yaşamımın en çöküşe geçtiği günlerdi. Uzun yıllar süren birlikteliğim sona ermişti, ayrıca ailemle de ilişkilerimiz yolunda gitmiyordu. Tüm bu olumsuzluklar işime de negatif yansıdı. Akşam eve geldiğim her zaman, balıklarımın yersiz koşuşturmaları beni daha da huzursuzluğa itti. Labidochromis Caerelus ve Iodotropheus Sprengerae'lerimden vazgeçip bir Frontosa Burundi kolonisi satın aldım. Tanganyika Gölü'nün en eşsiz canlısı, ihtişam simgesi, asil bir balık. Asalet içindeki cool yüzüşü, her daim soğukkanlılığı ve güçlülüğü, yaşamın olumsuz koşullarına kafasını takmazcasına kendi hayatını yaşayışı, beni güne döndürüp ayakta kalmamı sağlayan etkenlerden biri olmuştu. Akvaryumların ve balıkların, insan hayatına bir hobiden öte bu kadar yoğun bir etkisi olduğunu o zaman anlamıştım.
Bilinçli olarak bu uğraşı sürdürdüğümüz takdirde, bu güzelliklerden kim zevk almaz ki? Tanganyika Cichlid'lerinin farklı sosyal davranışlarını ele aldığımızda ortaya ağzımızı açık bırakacak nitelikte güzellikler çıktığını görürüz. Kendi yuvalarını yapmaları, içgüdüsel olarak ebeveynlik yapmaları, yavrularını koruyup bakımlarını üstlenmeleri, hatta eski batın yavruların yeni kardeşlerine yardımcı olmaları. Bunlar eşsiz su altı güzellikleridir. Evlerimizde ve/veya işyerlerimizde kurduğumuz tanklarda bu olaylardan herhangi birine bile tanık olmak balıklarımıza olan ilgimizi daha da perçinler. Amerikan Cichlidleri'nden Cichlasoma Nigrofasciatum'lar bugün akvaryum hobisinde popülerliklerini büyük ölçüde yitirmişlerdir ama onların çocuklarına gösterdiği özeni gördüğünüzde parmaklarınızı ısırırsınız. Size çok samimi söylüyorum, günlük hayatta karşılaştığım bazı insanların kendi balıklarım kadar bile karakter sahibi olduklarını düşünmüyorum.

Biyolog John McKaye'in Nikaragua Gölü'nde yaptığı gözlemlerden oluşan dayanışma stratejilerini sunduğu birçok denemesi vardır. Ayrıca bir Davranışbilimci ve Cichlid hayranı bir akvarist olan Avusturya'lı Konrad Lorenz'in 1994'te kendi adını vererek Viyana'da kurduğu ''Konrad Lorenz Vakfı''nda Cichlid'lerle ilgili araştırmaları her daim devam etmektedir. Akvaryum Dünyasında doğallığa ve biyotopluğa çok şey armağan etmiş olan Ad Konings'in de bir sürü katkısı mevcuttur. Onun eserleri, Dünya'da ki birçok hobicinin kendisini geliştirmesine yardımcı olmuştur. Bu tip yayın organları; bizim sevgili balıklarımızın da köpekler ya da kediler kadar olmasa da evrim ve gelişmişlik sahibi olduklarının kanıtıdır. Günümüzde halen tahmini olarak keşfedilmeyi bekleyen 100'ün üzerinde Malawi Cichlid türü vardır. Tanganyika Gölü'nün geçmişte tanık olduğu savaşlar yüzünden zarar gören bölgelerinde şu an hala incelenmemiş çoğu yeri bulunmaktadır. Ayrıca hemen hemen her sene mutlaka TV'de ve/veya basında görürüz; yeni deniz canlısı türlerinin keşfedildiğinin haberlerini.

70'li yıllardan bu yana gelişen akvaryum hobiciliği ve akvaryum balıklarının hayatımıza yaptığı etki, bence önümüzdeki yıllarda da devam edecektir. Yeter ki bu uğraşı bilinçli bir şekilde sürdürmeye gayret edelim ve paylaşalım. Herkese sağlıklı akvaryumlar ve sağlıklı hayatlar dilerim.

Hobiler>>Akvaryum
23.07.2013 07:56
1743 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011