Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Yalnız kaldığında kendisini Rabbine isyan etmekten alıkoyacak kadar takvası olmayan bir kimsenin yapacağı amellerin Allah nezdinde ne kıymeti olabilir ki?!.

...Hadisler...

Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.

...İlginç Bilgiler...

Küçük yaşta öğrenilenler taşa yazılmış yazılar gibidir, Büyük yaşta öğrenilenler ise suya yazılmış yazılar gibidir.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

16 Ağustos 2017
Çarşamba
İyi Akşamlar

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Borabay Gölü


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Borabay gölünün kıyısında sükunetin tadını çıkarmak için piknik yapabilir, doğayı yaşamak içinse orman içindeki patikaları keşfe çıkabilirsiniz.

Kuş cıvıltıları arasında uyanıp çadırın kapısını aralıyorum. Havada bildik bir nem kokusu. Mis gibi orman havası doluyor bir anda ciğerlerime. Doğa sabah mahmurluğunda... Henüz dinginlik bozulmamış. Göl kıyısına doğru yürüyorum. Yeni yeni yükselen güneş ağaçların gölgesini duru suya yansıtıyor. Ağaçların boyları daha bir uzun. İşte o an, Borabay gölüne neden ‘aynalı göl’ denildiğini anlıyorum.



Amasya iline bağlı Borabay gölü, aynı adı taşıyan beldenin hemen 3 kilometre yukarısında… Akdağ eteklerindeki Çivili tepeden doğan Çatağın deresinin, toprak kayması sonucu tıkanmasıyla oluşan bir set gölü. 1051 metre yükseklikteki derin bir vadi tabanına yayılıyor Borabay gölü. Gölün doğu ucunda dipten sızan su, deli akışını tekrar kazanarak Yeşilırmak’ın bir kolunu oluşturuyor, adını baki kılarak...
Gölün çevresini dolaşan orman içindeki patikayı gözüme kestiriyorum. Bir yükselip bir alçalarak ilerleyen toprak yolda gölün farklı açılardan manzaralarını yakalayıp fotoğraf makinesine sarılıyorum hemen. Ormanın tüm renkleri suyun yüzeyinde... Göl, ormanı yansıtıyor bana. Kestane ağaçlarının sarı-beyaz püsküllü çiçekleri, çamların yeşilden maviye doğru değişen farklı tonları; kuzeye bakan yamaçlarda gürgen, kayın, kestane, güneyde ise sarıçam ve karaçam ağaçları... Kimisi yarı beline kadar suyun içine gömülmüş. Ağaçların altı ise kır çiçekleri, yosun ve mantarlarla bezeli. Gölün batı tarafında ormanın genel görünümüyle örtüşmeyen kavak ağaçları dikkatimi çekiyor. Dağlardan doğup gelen Çatağın deresi, taşıdığı alüvyonlarla gölün bu kısmını bir bataklığa dönüştürmüş zamanla. Bu gidişatı tersine çevirmek için bölge 1990 yılında ağaçlandırılmış. Bir bölümü sazlıklarla kaplı mekân küçük bir kuş cenneti aynı zamanda.

1978 yılında dokuz hektarlık orman içi dinlenme alanı olarak düzenlenen göl, 675 metre uzunluğunda, 175 metre genişliğinde. Derinliği ise 30 metre. Sonbahar ve kış aylarında farklı güzellikler sergileyen gölde kızılkanat, yayın, sazan ve alabalık bulunuyor. Canlı çeşitliliğini korumak amacıyla gölde avlanmak yasak. Yine de vakit geçirmek için olta sallayanlara rastlamak mümkün göl kenarında. Şimdilik sadece çevre illerden gelen yerli turistleri ağırlayan Borabay’da kamp ve piknik yapmanız mümkün. Orman Genel Müdürlüğü’ne ait bungalovların dışında belediyenin işletmesini yaptığı, apart tarzındaki ahşap evlerde de kalınabiliyor. Borabay kasabasından gelen yolun göle kavuştuğu noktada yine belediye tarafından işletilen bir restoran bulunuyor. Göle tamamen hakim, gün doğumunda seyrine doyum olmayan bir manzaraya sahip restoranda fiyatlar son derece uygun. Yakın gelecekte burada yöresel yemeklerin ve el sanatlarından örneklerin de sergileneceği bir stant açılacağını öğreniyoruz belediye başkanından.

Borabay’a ulaşmak bir hayli kolay. Belediye araçları her gün Taşova ile Borabay arasında düzenli sefer yapıyor. Taşova’nın beldeye uzaklığı 18 kilometre. Borabay kasabasına Amasya’dan 63, Samsun-Ladik’den ise 45 kilometrelik bir yolculukla ulaşılıyor. Borabay beldesinden gelip göl kenarından devam eden stabilize yol biraz ileride ikiye ayrılıyor. Sola giden yol Amasya’ya, sağ taraftan devam eden yol ise yukarılardaki Ağıllıbucak, Aşağıyayla ve Çamalanı yaylalarına kadar uzanıyor. Orman içinde çiçek kokuları arasında yaylalara günübirlik yürüyüşler yapıyoruz. Artık ormanın bittiği 1600 metrelerdeki Ağıllıbucak pınarının bulunduğu mevkiden bakıldığında, çevresini sarmalayan yoğun orman örtüsünden ayırt edilemeyecek biçimde yemyeşil bir daireye benziyor göl.

Yaşadığımız büyük kentler bizi dar odalara, havalandırmalı cam binalara kendi rızamızla hapsettiğinden beri, suyun, ağacın, çiçeğin kokusu gelmez oldu burnumuza.

Gezi Rehberi>>Amasya
26.11.2011 13:22
2729 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011