Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Dünyaya gönülde yer vermemek hem kalbi rahatlatır hem de bedeni. Ona perestiş etmek ise sadece tasa ve hüznü artırır. Gayr-ı ciddi ve laubali olmaya gelince, o, kalbi katılaştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz.

...Hadisler...

Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca eklediğinizde 19.200 km eder...

...İlginç Bilgiler...

Kitaptan değil kitapsızlıktan korkmalıyız.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

25 Mart 2017
Cumartesi
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Doksan Dokuz Olsun


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Bir devirde Nasreddin Hoca büyük bir para sıkıntısına düşmüş. Ne yapsın? Başlamış gece gündüz evinde yüksek sesle dua etmeye:

- “Yarabbim, bana yüz altın ver! Doksan dokuz olursa asla kabul etmem...” Onun durmadan böyle dua ettiğini duyan zengin bir komşusu merak etmiş. Yanına doksan dokuz altın alarak görünmeden Hoca’nın damına çıkmış. Tam Hoca aynı duayı sayıklarken başlamış bacasından teker tekerk altınları atmaya. Hoca, bacasından altın yağmaya başladığını görünce, Allah’ın nihayet duasını kabul ettiğine inanarak koşmuş. Başlamış altınları toplamağa... Bir taraftan da sayarmış. Altınların sayısı doksan dokuz olunca:

- “Buna da şükür Allah’ım! Varsın doksan dokuz olsun! Diyerek altınları cebine indirmiş.” Bacanın tepesinde bu işin sonunu bekleyen zengin komşu hemen telâşlanmış. Yukarıdan seslenmiş:

- “Hoca! Hoca! Hani altınlar doksan dokuz olursa kabul etmeyecektin! Oldu mu ya!” Hoca pişkin bir tavırla şöyle cevap verir:

- “Doksan dokuz altını veren Allah, elbette birini de verir.” 

Eğlence>>Nasrettin Hoca Fıkraları
02.03.2012 11:22
833 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011