Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

İlim öğrenme yolunda olan kimseye, Cenab-ı Allah, Cennet’e giden yolları açar.

...Hadisler...

Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp ayni harfle biter.

...İlginç Bilgiler...

Nice insanlar gördüm üstlerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

19 Eylül 2017
Salı
İyi Öğleler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Maça Kızı Dubrovski


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Maça Kızı

Dubrovski

  İndirmek için tıklayın  


DUBROVSKİ ve MAÇA KIZI adlı yapıtlar

 

Sn. Ataol Behramoğlu'nun izniyle basılmıştır.

 

Yayına hazırlayan : Egemen Berköz

 

Dizgi : Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.

 

Baskı : Çağdaş Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti.

 

Eylül 2000

 

 

PUŞKİN - DUBROVSKİ - MAÇA KIZI

 

Rusçadan çeviren:

 

Ataol Behramoğlu

 

 

 DUBROVSKİ

 

1

 

 

Eski  Rus derebeylerinden Kirila Petroviç Troyekurov, yurtluklarından birinde

 

yaşamaktaydı. Zenginliği, soyluluğu ve ilişkileri yurtluklarının bulunduğu illerde

 

büyük bir saygınlık sağlamıştı ona. Komşuları en küçük kaprislerini yerine getirmek

 

için birbirleriyle yarışır, il memurları Troyekurov adını duyduklarında tir tir

 

titrerlerdi. Kirila Petroviç kendisine verilmesi zorunlu bir haraç olarak kabul

 

ederdi bu yaltaklanma gösterilerini. Konağı, onun şamatalı ve kimi zaman da azgın

 

eğlentilerini paylaşarak beyefendinin uçarı gönlünü hoş etmeye hazır konuklarla her

 

zaman dolu olurdu. Hiç kimse onun çağrısını geri çevirmek ya da belirli günlerde

 

gereken saygıyla Pokrovskoye köyüne gelmemek cüretini gösteremezdi. Kirila Petroviç

 

cahil bir adamın bütün kusurlarını açığa vururdu ev yaşantısında. Çevresindekilerce

 

şımartılmış olduğu için ateşli tabiatının bütün parlayışlarına ve oldukça sınırlı

 

aklına esen bütün düşüncelere tam bir özgürlük tanımaya alışmıştı. Fiziksel

 

yeteneklerinin olağanüstü güçlülüğüne karşın oburluğu yüzünden haftada iki kez

 

sancıdan kıvranır, akşamları da kafayı çekmesin olmazdı. Konağın yanındaki

 

bölmelerden birinde, cinslerine özgü el işleriyle uğraşarak on altı odalık

 

yaşamaktaydı. Bölmenin pencereleri tahta bir kafesle kapatılmıştı. Kapılarda,

 

anahtarları Kirila Petroviç'te bulunan kilitler asılıydı. Genç kapatmalar belirli

 

saatlerde bahçeye çıkar, iki kocakarının gözetimi altında dolaşırlardı. Zaman zaman

 

Kirila Petroviç onlardan kimilerini kocaya verir, yerlerine yenileri getirilirdi.

 

Köylülere ve çiftlik halkına karşı, kendisine onca bağlılık göstermelerine aldırış

 

etmeksizin sert ve keyfince davranırdı. Onlar da efendilerinin zenginliği ve ünüyle

 

böbürlenir, onun güçlü korumasına güvenerek komşularına karşı davranışlarında

 

yerine göre çok şey yapma hakkı görürlerdi kendilerinde.

 

Troyekurov'un işi gücü geniş topraklarında yaptığı gezintilerden, sürekli

 

şölenlerden ve her gün bir yenisi uydurulan şakalardan ibaretti. Bu şakaların

 

kurbanı yeni bir tanıdık olurdu genellikle. Bununla birlikte, eski ahbaplar da öyle

 

her zaman paçayı kurtaramazlardı. Bunlardan bir tekinin, Andrey Gavriloviç

 

Dubrovski'nin bir ayrıcalığı vardı sadece. Emekli bir muhafız birliği teğmeni olan

 

bu Dubrovski, Troyekurov'un en yakın komşusuydu ve yetmiş cana sahipti. En yüksek

 

rütbeli kişilerle ilişkilerinde bile kibirli davranan Troyekurov, bu eski dostunun

 

yoksul oluşuna aldırmaz, saygı gösterirdi Dubrovski'ye. Bir zamanlar çalışma

 

arkadaşlığı yapmış olduklarından, Troyekurov onun ne titiz ve bükülmez bir kişiliğe

 

sahip olduğunu deneylerle biliyordu. Olaylar uzun süre birbirlerinden ayırmıştı

 

onları. Mali durumu bozulan Dubrovski, görevinden ayrılmak ve elinde tek servet

 

olarak kalan köyüne yerleşmek zorunda kalmıştı. Durumu öğrenen Kirila Petroviç onu

 

koruması altına almak istemişse de Dubrovski teşekkür etmiş, yoksul ve bağımsız

 

kalmayı yeğlemişti. Birkaç yıl sonra da Troyekurov emekli bir general-anşef olarak

 

yurtluğuna döndü. Eski dostlar karşılaştılar ve çok sevindiler yeniden

 

görüştüklerine. Ondan sonra da hemen her gün buluşmaya başladılar. Öldüm bittim hiç

 

kimseyi ziyaretleriyle şereflendirmemiş olan Kirila Petroviç teklifsizce uğramaya

 

başladı eski dostunun evceğizine. Yaşıt oluşları, aynı toplumsal sınıftan gelişleri

 

ve aynı biçimde yetiştirilişleri nedeniyle, gerek kişilikleri, gerekse dünya

 

görüşleri bakımından az çok benzerlerdi birbirlerine. Bazı bakımlardan alınyazıları

 

da birbirine benzemişti. Her ikisi de severek evlenmişler ve kısa süre sonra her

 

ikisi de birer bebekle dul kalmışlardı. Dubrovski'nin oğlu Petersburg'da eğitim

 

görüyor. Kirila Petroviç'in kızı ise babasının gözetimi altında büyüyordu.

 

Troyekurov sık sık Dubrovski'ye:

 

- Buraya bak kardeş, Andrey Gavriloviç, derdi. Eğer senin Volodka akıllı uslu bir

 

adam olarak dönerse, meteliksiz de olsa Maşa'yı veririm ona.

 

Andrey Gavriloviç başını sallar, hep aynı sözlerle yanıtlardı onu:

 

- Hayır, Kirila Petroviç. Benim Volodka, Mariya Kilorovna'ya eş olamaz. Onun gibi

 

yoksul bir soylunun şımarık bir bebeğin kahyası olmaktansa, yine yoksul bir soylu

 

kızla evlenerek evinin reisi olması daha uygundur.

 

Herkes kibirli Troyekurov'la yoksul komşusu arasındaki dostluğu kıskanıyor ve

 

ikincisinin, Dubrovski'nin, Kirila Petroviç'in sofrasında otururken sözlerinin ev

 

sahibinin sözlerine aykırı olup olmadığına aldırış etmeksizin düşüncelerini

 

dosdoğru söyleyiverme yürekliliğini göstermesine şaşıp kalıyorlardı. Kimileri

 

Dubrovski'ye özenerek zorunlu boyuneğiş sınırları dışına çıkmaya yeltenecek

 

oldularsa da; Kirila Petroviç onları öyle bir tersledi ki, hevesleri kursaklarında

 

kaldı. Sadece Dubrovski'ydi bu genel yasanın dışında kalan. Fakat umulmadık bir

 

olay her şeyi alt üst etti.

 

Dosya Arşivi>>Kitaplar
27.01.2012 08:04
1051 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011