Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

İlim öğrenme yolunda olan kimseye, Cenab-ı Allah, Cennet’e giden yolları açar.

...Hadisler...

Dünyanın en büyük yanardağı: Tambora-Endonezya

...İlginç Bilgiler...

Sıfır-beş yaş arası şuur altının en açık olduğu dönemse, Çocuklara bu dönemde ne yapılsa değer.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

30 Mart 2017
Perşembe
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

ıphıgenıe Taurıs\\\'te Goethe


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Iphıgenıe Taurıs'te

Goethe

  Kitabı indirmek için tıklayın  


Bu kitabın hazırlanmasında, MEB Alman Klasikleri dizisinde yayınlanan birinci baskısı temel

alınmış ve çeviri dili günümüz Türkçesine uyarlanmıştır.

Yayına hazırlayan : Egemen Berköz

Dizgi : Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.

Baskı : Çağdaş Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti.

Kasım 2000

 

GOETHE - IPHIGENIE TAURIS'TE

   (Iphigenie auf Tauris)

Almancadan çeviren:

Prof. Selahattin Batu

 

 IPHIGENIE TAURIS'TE

                                              

 KİŞİLER

 

IPHIGENIE.

THOAS, Tauris Kralı.

ORESTES.

PYLADES.

ARKAS.

 

YER

Diana Tapınağı önündeki koru

  BİRİNCİ PERDE

 

BİRİNCİ SAHNE

 

 Iphigenie.

 

IPHIGENIE

Bu yaşlı, sık yapraklı, kutsal korunun, sizler

Kararsız dal uçları, varır gibi ürküyle

Tanrıçanın kutsanmış, yüce tapınağına

Gölgelerinize geldim, titreyerek saygıyla,

Sanki bu kutsal yere ilk ayak bastım demin

Ve bir türlü buraya alışamıyor yüreğim.

Başeğdiğim bir ulu, yüksek istenç, burada

Kaç yıldır bu toprağa beni bağlı tutmada,

Garibim buna karşın daha dün gelmiş gibi.

Ah, ırak tutan deniz, sevdiklerimden beni -

Ve Elenler yurdunu ruhumla aranarak

Günler boyu kıyıda bekliyorum engini;

Yalnız o boğuk sesler, bir köpüren gürleme

Atılan dalgaların yanıtı iniltime.

Eyvah, baba, kardaştan, gurbet ellerde yalnız,

Yaslı bir ömür sürer! Ve acı aralıksız

Koparır dudağından mutluluk denen gülü,

Her an baba evini aranır durur gönlü,

O ev ki ilk ışığı gördü onun koynunda,

Güneş mavi gökleri önüne serdi onda,

Ve o ilk dostlukları orda tattı, o zaman,

O bağlar, tatlı bağlar ki çıkmaz hiç akıldan.

Yakınmıyorum asla gökteki tanrılardan.

Fakat kadınlar yalnız acınır halde olan.

Egemen olan erkek savaşlarda ve evde.

Çare bulur derdine uzak, gurbet ellerde.

Sahiplik zevki onun, utkunun tacı onun.

Ölüm bile son ünü ve son kıvancı onun.

Ne küçük buna karşı, ah, kadının yazısı!

Hoyrat bir ere bile başeğmek tek muradı,

Ödevi, avuntusu. Ve düşünün bir kere

Ne yoksulluk, bir kadın düşerse yaban ellere!

İşte ben, beni Thoas, o soylu er, burada

Ağır, kutsal tutsaklık bağlarıyla tutmada.

Ah tanrıçam, ölümden kurtarıcım, ne acı

Sana itiraf etmek kalbimdeki utancı.

Sessiz bir azap demek burdaki hizmetime.

Oysa özgür bağıştı yaraşan onuruma.

Ben de yardım bekledim hep senden, Dian, inan,

Bugün de gene benim, katından yardım uman.

Beni kutsal, okşayan kollarına aldın sen.

Bir kralın atılmış kızını kurtardın sen.

Evet, sen, Zeus kızı, o ulu kahramanı,

Kızı bile isteye korkutulmuş olanı,

Agamemnon adlı o tanrıya eş yiğidi,

En sevdiğini sana sunmaya getireni,

Devrilen surlarının önünden Troya'nın,

Eşiğine onurla ilettinse yurdunun,

Karısını, oğlunu ve kızı Elektra'yı,

Güzel hazinelerini bağışladınsa, artık

Beni de götür yurda, sevdiklerime, Dian,

Kurtar beni, ey beni bir ölümden kurtaran,

 

Dosya Arşivi>>Kitaplar
27.01.2012 07:32
1202 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011