Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

“ Mümin, aldansa da aldatmayı asla düşünmeyen ve şartlar ne olursa olsun her zaman kendi karakterini sergileyen bir asil; fâcir ise, türlü türlü ayak oyunlarına teşebbüs etmekten hiçbir zaman sıkılmayan seviyesiz bir zelildir.”

...Hadisler...

Beynin %85 'i sudur.

...İlginç Bilgiler...

Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

21 Kasım 2017
Salı
İyi Sabahlar

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Yüzyıllık Yalnızlık Gabriel Garcia Maequez


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Yüzyıllık Yalnızlık

Gabriel Garcia Maequez

  Kitabı indirmek için tıklayın  


  ROMAN

   Türkçesi

   SEÇKİN SELVİ

   CAN YAYINLARI LTD. ŞTİ.

   Hayriye Caddesi No. 2, 80060 Galatasaray, İstanbul

   Telefon (0-212) 252 56 75-252 59 88-75 59 89 Fax 252 72 33

   Albay Aureliano Buendia, yıllar sonra idam mangasının

karşısına dikildiğinde, babasının onu buzu keşfetmeye götürdüğü

o çok uzaklarda kalmış ikindi vaktini anımsayacaktı. O zamanlar

Macondo, tarihöncesi kuşların yumurtaları kadar ak ve kocaman,

parlak çakıllarla örtülü yatağı boyunca dupduru akan bir ırmağın

kıyısında kurulmuş, yirmi hanelik bir kerpiç köydü. Dünya

öylesine çiçeği burnundaydı ki, pek çok şeyin adı yoktu daha ve

bunlardan sözederken parmakla işaret edip göstermek gerekti.

Her yıl Mart ayında, paçavralar içinde bir çingene obası köyün dışına

çergilerini kurar, boru ve dümbelek şamatası içinde

yeni icatların çığırtkanlığını yaparlardı. Önce mıknatısı getirdiler.

Kendini Melquiades diye tanıtan sakalı taraz taraz, elleri

pençe gibi, iri kıyım bir çingene, Makedonyalı bilge simyacıların

sekizinci harikası dediği nesneyle akıl çelen bir gösteriye girişti.

 

  İki maden külçesini peşinden sürükleyerek kapı kapı dolaştıkça,

tencerelerin tavaların, maşaların, mangalların yerlerinden tangır-tungur

yuvarlandığını, yuvalarından fırlamaya çalışan çivilerle vidaların

umutsuzluğundan kirişlerin inlediğini, hele hanidir kayıp nesnelerin

hem de çok arandıkları yerlerden ortaya dökülüp Melquiades'in büyülü

demirlerinin peşinden paldır-küldür akın ettiğini görenlerin aklı

başından gitti. Çingene, kaba şivesiyle, Eşyanın da

canı var, diye ilan etti; Bütün iş, ruhlarını uyandırabilmekte.

Dizginsiz düş gücü, değil doğa harikalarının, en olmadık mucizelerin

ve sihirlerin bile ötesine taşan Jose Arcadio Buendia, bu

yararsız icadın toprağın bağrından altın çıkarmaya yarayabileceğini

düşündü. Dürüst biri olan Melquiades, O işe yaramaz bu, diye

uyardı onu.

 

  Ama Jose Arcadio Buendia, daha o zamanlar çingenelerin

dürüstlüğüne inanmadığı için, katırıyla bir çift keçisini mıknatıslı

iki külçeyle takas etti. Evin kırık dökük eşyasıyla birkaç

parça malı artırabilmek için bu hayvanlara belbağlamış olan karısı

Ursula Iguaran, onu caydırmak için ne dediyse kar etmedi. Kocası,

Çok yakında evin tabanını kaplamaya yetip de artacak kadar altınımız

 

Dosya Arşivi>>Kitaplar
27.01.2012 07:29
899 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011