Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Oruç tutun, sıhhat bulun.

...Hadisler...

1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemek kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırır.

...İlginç Bilgiler...

Sevgide güneş gibi ol, Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, Hataları örtmede gece gibi ol, Öfkede ölü gibi ol, Tevazuda toprak gibi ol, Her ne olursan ol, Ya olduğun gibi görün, Ya göründügün gibi ol.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

27 Mayıs 2017
Cumartesi
İyi Sabahlar

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Bizans


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Bizans

Firenc Herczeg

  İndirmek için tıklayın  


Bu kitabın hazırlanmasında Bizans'ın MEB Macar Klasikleri dizisinde yayınlanan

 ilk baskısı temel alınmış ve çeviri dili günümüz Türkçesine uyarlanmıştır.

 Yayına hazırlayan : Egemen Berköz

 Dizgi : Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.

 Baskı : Çağdaş Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti.

 Haziran 1999

 FERENC HERCZEG

BİZANS

 Macarca'dan çeviren:

 Sadrettin KARATAY 

 

 

ÖNSÖZ 

 

Macar klasikleri arasında okurlarımızın yabancısı olmayan F. Herczeg'in Bizans

 

adlı tragedyasını Macar eleştirmenleri ve kamuoyu onun en yüksek yapıtı saymakta

 

ve bir çağı canlandırma bakımından bu yapıta Macar yazınının en iyi tarihsel

 

tragedyası olan ''Bank Ban''ın yanında yer vermektedir.

 

F. Herczeg "Bizans" adlı oyununda tek bir günün, koca bir imparatorluğun son

 

gününün şafağıyla batışı arasına dünya ölçüsünde bir tarihsel tragedyayı

 

sığdırmıştır.

 

Tanınmış Macar yazın tarihçisi J. Horvath, F. Herczeg üzerine yazdığı bir

 

incelemesinde bu tragedyanın ana hatlarını şöyle çizmektedir:

 

29 Mayıs 1453. Bu, Bizans İmparatorluğu'nun çöktüğü gündür. Sultan Mehmet

 

Bizans'ı kuşatmıştır; kentin alın yazısı artık bellidir. Bu kaçınılmaz tehlike

 

karşısında kahramanlığa yükselen imparator Konstantin az sayıda, fakat kendisine

 

bağlı kalan yabancı ücretli askerleriyle bütün gücünü harcayarak kuşatıcılara

 

karşı koymakta, halkı ve Bizanslı askerleriyse korkak bir kayıtsızlık içinde

 

başlarına geleceği beklemektedir; devletin ileri gelenleri imparatorun

 

kahramanlık taslayışıyla alay ederler; onlar artık daha çok sultandan yanadırlar

 

ve her şeyi ondan beklerler. İmparatoriçenin kendisi  bile kadınlık silahlarıyla

 

Fatih'e boyun eğdireceği düşlemiyle kendini avutmaktadır... Bütün bunlardan

 

imparatorun haberi yoktur, o halkına güvenmekte, onun yurtseverliğine ve son

 

tehlikenin onu kahraman yapacağına inanmaktadır. Onun için son anda büyük bir düş

 

kırıklığına uğrar. Sultanın elçileri onun ve ardından gitmek isteyenlerin özgürce

 

gidebileceğini bildirirler, fakat ona bağlı ancak iki kişi çıkar: ücretli

 

askerlerin sadık komutanıyla kendisine âşık olan Yunanlı kız Herma. Konstantin

 

dehşet içinde gerçekle yüz yüze gelir ve Bizans'ı ölüme mahkûm eder: ''Biz

 

Tanrı'nın izniyle Bizans'ın son imparatoru Konstantin, dünyaya bildiririz ki,

 

ulusumuzu mahkemeye çektik ve adalet adına Bizans'ı cellat satırıyla ölüme mahkûm

 

eyledik. Edirneli Mehmet celladımız olsun.'' Konstantin şehit düşer, Bizans kan

 

içinde yüzmektedir ve bu tarihsel kargaşada üzerlerine düşen onurlu görevi yerine

 

getirmeyenler o kan denizi içinde imparatoriçeyle birlikte boğulurlar. O korkunç

 

anlarda imparator: ''Ölürsem," diyor, "mezar taşıma şu sözler yazılsın: Bizans'ın

 

son imparatoru burada yatıyor. Kör olduğu sürece yaşadı. Bir gün gözleri açılınca

 

duyduğu tiksinti onu öldürdü.''

 

 

Dosya Arşivi>>Kitaplar
27.01.2012 07:23
862 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011