Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Allah’ı kullarına sevdirin ki, Allah (celle celâlühû) da sizi sevsin.

...Hadisler...

18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.

...İlginç Bilgiler...

Size ne yapabileceğinizi söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

26 Haziran 2017
Pazartesi
İyi Akşamlar

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Başkasının Karısı


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Başkasının Karısı - Namuslu Hırsız

Dostoyevski 

  Kitabı indirmek için tıklayın  


Çevirenler:

 D.Sorakin - S.Aytekin                                         

BAŞKASININ KARISI
(Görülmemiş Bir Olay)
- Size bir şey sormama izin verir misiniz, efendim? 
Yolcu irkildi ve sokak ortasında, akşamın sekizinde kendisine 
teklifsizce sokulan kürklü kişiye biraz korkarak baktı. 
Petersburglu biri, hiç tanımadığı başka bir adamla sokakta 
birdenbire birşeyler konuşmaya başlarsa ötekinin kesin olarak 
korkuya düşmesi pek doğaldır. 
Böylece yolcu sarsıldı, biraz da korktu. Kürklü adam dedi ki: 
- Sizi rahatsız ettiğimden dolayı beni bağışlayın, ben.. ben 
vallahi bilmiyorum... Siz, sanırım beni bağışlarsınız...

 Görüyorsunuz ki ruhsal bir bunalım içindeyim. 

Redingotlu delikanlı, kürklü adamın gerçekten ruhsal bir 
bunalım içinde olduğunu ancak o zaman görebildi. Karışık yüzü 
oldukça solgundu, sesi titriyordu; belki de kafası 
karmakarışıktı; çünkü sözcükler ağzından pek güçlükle 
çıkıyordu. Bir ricada bulunmak istediği belliydi; ama gerek 
rütbe, gerekse toplumsal konum bakımından belki de daha aşağı 
olan bir adama böyle kendisini küçük düşürücü bir ricada 
bulunmanın ona çok zor geldiği görünüyordu. Öyle ya, böyle 
sağlam bir kürkün altına, üzerine gösterişli süsler, nişanlar 
serpilmiş olan ciddi, pek güzel, koyu yeşil renkli bir frak 
giymiş birinin bir ricada bulunması; yakışıksız, uygunsuz, 
hatta garip bir şey olurdu. Bütün bunların kürklü adama 
sıkıntı verdiği belliydi; öyle ki, sonunda ruhsal bunalım 
içinde olan bu bey dayanamadı; hem heyecanını bastırmak, hem 
de kendi yarattığı bu hoşa gitmeyen sahneye incelikle son 
vermek istedi: 
- Beni bağışlayın, aklım başımda değil; siz elbette beni 
tanımıyorsunuz. Sizi rahatsız ettiğimden dolayı özür dilerim; 
vazgeçtim. 
            Hemen görgülü bir tavırla şapkasını çıkardı, koşarak uzaklaştı.

 

Dosya Arşivi>>Kitaplar
27.01.2012 00:53
1113 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011