Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

İbadetin efdali devamlı olanıdır.

...Hadisler...

Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.

...İlginç Bilgiler...

Size ne yapabileceğinizi söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

22 Temmuz 2017
Cumartesi
İyi Geceler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Osmanlıda Ve Avrupada Ilk Matbaa


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Avrupa’da ilk defa 1440 tarihinde latin harfleri ile kitap basıldı. Fakat Türkiye’de ilk defa matbaa 31 Ocak 1729 tarihinde kurulduğuna göre ilk türkçe kitap 289 sene sonra İstanbul’da basılmıştır.Arap harfleri ile de ilk kitap 21 Eylül 1514 tarihinde İtalya'da basıldığı anlaşılmaktadır. İtalyanlar büyük Türk filozofu "İbni Sina" nın iki değerli eserini basmışlardır. Ayrıca İtalyanlar 1612 yılında bir de "Türkçe gramer" basarak yayınlamışlardır.

Türkiye’de ilk defa matbaa on beşinci asırda girmiştir. İspanya’dan İstanbul’a göç eden

Yahudi’ler bir matbaa açarak bir kaç kitap basmışlardır. Matbaanın İstanbul’da açılması binlerce kitap yazan hattatlara zarar getirecekleri anlaşılarak Osmanlı padişahı "İkinci Beyazit" a şikayetde bulundular. Her halde İbranice Tevrat bastıkları da görülmüş olacak ki İkinci Beyazıt "Bu kabil işlerle meşgul olanların işleri menedilsin ve bu işe devam ederlerse başları vurulsun"diye bir ferman çıkardı. İkinci Beyazıt’i Velinin yerine geçen oğlu Yavuz Selim de babasının fermanını yürürlükte tuttu.

Venedik’te matbaacılığı öğrenmiş olan Apkua adlı bir Ermeni kum kapıda 1567 tarihinde bir matbaada bir çok dini kitaplar basmıştı.Türkiye’ye ilk matbaayı Yahudiler, Ermeniler, Rumlar getirmişlerdir. Fakat ilk Türk matbaası III. Ahmet zamanında açılmıştır.

III. Ahmet barışçı bir hükümdardı. Memleketi huzura kavuşturmak ve ıslahat yapmak arzusunda idi. Nihayet kendi düşüncesine uygun bir Vezir-i Azam da buldu. Bu vezir «Nevşerli damat İbrahim Paşa» idi. Bu iki uyanık devlet adamı Lale devri ni açtılar. Vakıa Lale devri bir eğlence ve zevk zamanı olmakla beraber, ıslahatın da yapıldığı devir olmuştur. Avrupa’ya ilk pencere bu zaman açılmıştır.

Lale Devrinde ilk defa olmak üzere bir Tercüme Encümeni kurularak dilimize birçok eserler çevrilmişti. İlk olarak «Ahdül cimafi tarihi - Ehlüz zaman» adlı bir tarih kitabı ile, bir de "Revza-tüs - Safa" tercüme edildi. Fakat henüz matbaa kurulmamıştı. Yalnız şimşir kalıp yapma sanatını Türkler pek eskiden beri biliyorlardı. Şimşir üzerine oyma kalıplarla baskı yaparlardı. Buna «Basmacılık» sanatı denlirdi.

 

III. Ahmet zamanında «Basmacı İbrahim müteferrika» adlı bir Macar, basmacılık sanatını biliyordu. Basmacı İbrahim yaptırmış olduğu şimşir kalıplar üzerine bir Marmara denizi haritası çizerek 1719 tarihinde basmıştı. Bu, şimşir kılişenin üzerinde "Benim devletlu efendim, eğer fermanınız olursa daha büyükleri yapılır." Marmara haritasından sonra basmacı İbrahim müteferrika1784 tahinde Karadeniz haritası, 1729 da bir İran haritası basmıştır.Harita basmak işi, matbaacılığımızın ilk tecrübeleri olmuştur. Bundan sonra Türkiye’ye matbaaya ait makineler girmiştir.

Avrupa'da başlamış olan makine tekniği XVIII. asırda İstanbul’a girmiş, ilk makine işletilmiştir. Aynı zamanda «Gerçek Davut» adlı birisi de tulunbayı getirerek bir itfayiye ocağı kurmuştur. Bu devirde bir de Aksaray isminde bir resim okulu «Makaşhane» açılmıştır. Bununla beraber bu devirde üç tane de kütüphane kuruldu. İstanbul çeşmeler, köşkler, saraylarla süsleniyordu. 

 

Dersler>>Tarih
24.08.2016 14:22
687 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011