Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Bir kimsenin kurtulmasına vesile olabilecek üç şeyden birincisi gizli-açık her hâlükârda Allah mehâbet ve mehâfeti içinde bulunmak, ikincisi fakirlikte de zenginlikte de ifrat ve tefritlere düşmeyip istikamet içinde olmak, sonuncusu da gazap anında da hoşnutluk anında da adaletten ayrılmamaktır.

...Hadisler...

18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.

...İlginç Bilgiler...

Kitaptan değil kitapsızlıktan korkmalıyız.

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

22 Ağustos 2014
Cuma
İyi Sabahlar

Toplam Konu Sayısı:17113
Editör Sayısı:2

Izmir'in Isgali Nasıl Oldu


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

 İzmir'in İşgali, I. Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla İzmir kentinin 15 Mayıs 1919'da Yunanistan tarafından işgali.9 Eylül 1922'de Türk Ulusal Ordusunun kente girmesiyle işgal sona ermiştir. İzmir kenti ile birlikte Ayvalık, iki kent arasındaki sahil şeridi, Çeşme yarımadası,Selçuk ve Belkahve'ye kadar İzmir'in arka alanı da işgal edilmiştir. 1920Nisan'ından sonra Yunan ordusu İzmir'den harekete geçerek, Bursa, Eskişehir,Kütahya ve Afyon'a kadar Batı Anadolu'nun büyük bir bölümünü de işgal altına almıştır.

Türk halkının İzmir'in işgaline karşı oluşan tepkisiyle, işgalden sadece bir gün sonra,16 Mayıs 1919’da, Urla halkı, kasabadaki askeri silâh deposunda bulunan 120 silâhı alarak, 120 kişilik bir milis kuvveti meydana getirmiş. Böylece Batı Anadolu’da ilkKuva-yi Milliye birliği doğmuştur. Bunu, çevrede hızla başka milis kuvvetlerinin kuruluşu izlemiştir.

Konu başlıkları

•1 İşgal kararı
•2 İşgalin statüsü
•3 İşgale yönelik eleştiriler
•4 İşgalin gerekçeleri
•5 Kaynakça
•6 Dış Bağlantılar

İşgal kararı 
İzmir'in işgali düşüncesi 1919'un Şubat ortalarında Yunanistan başbakanıVenizelos'un önerisiyle, İngiltere başbakanı Lloyd George tarafından ortaya atıldı.ABD başkanı Wilson bu öneriye önce kesinlikle karşı çıktı, ancak 25 Mart dolayında daha esnek bir tavrı benimsedi. 7 Mayısta İngiltere, ABD ve Fransa, Yunan donanmasının İzmir'e gönderilmesinde hemfikir oldular. Karar 15 Mayısta uygulandı
İşgalin statüsü [değiştir]
Yunan işgali, Türk barış antlaşmasının imzalanmasına kadar sürecek bir güvenlik tedbiri olarak sunulmuştur. (I. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'na göre, barış imzalanıncaya kadar müttefik devletlere gerekli gördükleri limanları ve stratejik noktaları işgal etme yetkisi verilmişti.) İzmir Yunanistan'a ilhak edilmemiş, Yunan askeri kontrolü altında bir Türk vali tarafından yönetilmiştir.
10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması uyarınca İzmir ve Ayvalık beş yıl süreyle Yunan işgali altında Osmanlı egemenliğinde kalacak, bu sürenin sonunda hangi devlete katılacaklarına ilişkin plebisit (halkoylaması) yapılacaktı.

Türk ve dünya kamuoyu işgali, Türk ulusuna yönelik bir hakaret ve nihai Yunan ilhakına yönelik bir adım olarak değerlendirmiştir.
İşgale yönelik eleştiriler 
İzmir'in Yunanlılarca işgali fikri Batı dünyasında birçok siyasetçi ve asker tarafından şiddetle eleştirildi. Barış Konferansındaki ABDdelegasyonunun resmi raporuna göre,
“...ekonomik açıdan bakıldığında Küçük Asya'nın batısındaki kıyı şehirlerinin İç Anadolu'dan ayrılması insafsızca bir darbe olacak ve Türk İmparatorluğu kendisini denize bağlayan doğal çıkışlardan kopacaktır.”

Winston Churchill sonradan İzmir'in işgalini şöyle değerlendirmiştir:
“"Wilson, Lloyd George, Clemenceau ve Venizelos gibi aklını, ihtiyatını ve tecrübesini yaşam karşısında sınamış seçkin devlet adamlarının Paris'te nasıl olup da böylesine acele ve ölümcül bir adım atabildiklerini halen anlayabilmiş değilim.”

İşgalin gerekçeleri 
İşgalin en büyük gerekçesi hazırlanan sahte raporlarla bölgedeki Rum sayısının Türk sayısından fazla olduğudur ve bu bölgenin Yunanlaraverilmesinin kararlaştırılmasıdır. ABD başkanı Wilson buna önce karşı çıksada sonradan daha yumuşak bir tavır göstermiştir.

Dersler>>Sosyal Bilgiler
13.09.2013 05:49
105 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011