Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Cennete müştak olan hayr ü hasenâta koşar. Cehenneme yuvarlanmaktan endişe eden şehevî arzulardan yüz çevirir. Ecel hakikatını vicdanında duyan geçici lezzetlerden uzak durur. İşin doğrusu, dünyaya karşı kalb kapılarını sürmeleyen kimseye de musibetler çok küçük, pek hafif gelir.

...Hadisler...

İnsan kulağı 400.000 değişik sesi ayırt edebilir...

...İlginç Bilgiler...

Adelet her yerde geçerli olan bir sermayedir

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

25 Temmuz 2014
Cuma
İyi Akşamlar

Toplam Konu Sayısı:17109
Editör Sayısı:2

Turistler Alışverişte Skeçi


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

 

İki satıcı bir takım eşyalar satıyorlar. Birbirleriyle kıyasıya yarış içindeler. Bu sırada üç turist gelir. Amaçları turistleri kazıklamak ve her şeylerini ellerinden almaktır. Ama sonuçta kurnaz Türkler, turist kılığındaki diğer kurnaz Türklere yenilirler.

 

 

SATICI I : hanımlar. Beyler, bayanlar! Heeyy merdivenden kayanlar, takısız kalanlar, takıya merak salanlar. Buyrun.

 

 

SATICI II : Hey yandaki keriz! Bendeki derya, deniz … Geliniz, geliniz.

 

 

SATICI I : Sizden önce alanlar çok memnun kaldılar.

 

 

SATICI II : Ona gelenler geri dönemediler; çünkü kazık yediler, soyulmuş soğana döndüler.

 

 

(Bu sırada ileriden üç turist görünür.)

 

 

SATICI I : Aha bak karşıya. Turistler geliyor.

 

 

SATICI II : Bu turistler nedir ne yapmalıyız?

 

 

SATICI I : Onları hoşnut etmeliyiz. Yurdumuzdan hoşnut ayrılan her turist bizim yeni dostumuzdur. Mesela yani…

 

 

SATICI II : Gel, gel, come, al bu kazaklardan. Bak. Clinton da buradan giyiniyor.

 

 

SATICI I : Come nedir lan?

 

 

SATICI II : Ben de anlamadım. Come yazıyorlar, kam diye okuyorlar, sonra da gel demek istiyorlar.

 

 

SATICI I (Anlamış görünerek…) : Haaa! (Seyirciye dönüp..) Bir şey anlamadım amma…

 

 

CLARA : Hello, How are you?

 

 

SATICI II : Ne var yahu?

 

 

MARY : Hello

 

 

SATICI : Hela mı? Hela bu tarafta.

 

 

ELIZABETH : Hello my name is Elizabeth.

 

 

SATICI II : Ne diyo lan bu? Küfür mü ediyo yoksa?

 

 

ELİZABETH : Oh my godd!

 

 

SATICI I : Ne diyon sen manyak?

 

 

İki satıcı neden manyak diyorsun diye kavga ederler. Bu sırada turistler tezgahtaki malları aşırmaya başlarlar. Satıcıların aralarında da şunlar söylenir:

 

 

SATICI I : Turizm sevgi ile büyür.

 

 

SATICI II : Ne lan çiçek mi bu?

 

 

SATICI I : Turizm kalkınmanın anahtarıdır.

 

 

SATICI II : İngiliz anahtarı mı bu?

 

 

SATICI I : Bir memnun turist, bin turist yollar……

 

 

Bu arada her şeyi alan turistler kendi aralarında konuşurlar.

 

 

CLARA : Ben bunlar kadar enayi satıcı görmedim hayatımda.

 

 

MARY : Şu İnek Şaban kılıklı, bana melûl melûl bakan adamı soyup soğana çevirmek için can atıyorum.

 

 

ELIZABETH : Cep telefonumun kontöre, cüzdanımın paraya, benim de heyecana ihtiyacım olmasaydı sizinle bu aptalları kazıklamaya gelmezdim. Neyse, tiyatroya devam.

 

 

MARY : Hey, frikik vermeyelim.

 

 

(Konuşmaya devam ederler.)

 

 

CLARA : What do you do?

 

 

SATICI II : Yattı uyudu. ( Satıcıya-seyirsiye dönerek…) Biz ortaokuldayken böyle derdik de…

 

 

MARY : Where are you from?

 

 

SATICI I : Bunu mu istiyon? Eti Form! Al bu da şirketten.

 

 

SATICI II : Aha! İyi uyanık ha! Beleşten mal verip müşteriyi çekmek ha! Müşterimi çalanlar, dünyaya nam salanlar, aha turistleri kandıranlar, turizmin kökünü kurutanlar…

 

 

SATICI I : Müşteri çalmadım, senin gibi kazık atmadım.

 

 

SATICI II :Peki dün yürüttüğün kazakları ne yaptın?

 

 

SATICI I : Yürütmedim kazakları, kandırmadım salakları, gel beraber uyutalım safları.

 

 

ELİZABETH : Dediğinizi duyduk, biz sizi soyduk, turistlere kazdığınız kuyuya siz koyduk.

 

 

Turistlerin üçü birlikte “Goog bye’” diyerek uzaklaşırlar. Satıcılara şaşırarak eşyalarını toplayıp turistlerin arkasından eşyalarını toplayarak hızla sahneyi terk ederler.

 

Bilgi Bankasi>>Skeçler
28.12.2011 00:20
1074 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011