Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Unutulmasın ki- kul, kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da onun yardımındadır

...Hadisler...

Tek bir saç telinin kalınlığı 0.02mm - 0.04mm arasıdır.

...İlginç Bilgiler...

Nereye gittiğinizi bilmiyorsanız Hiçbir yol sizi oraya götürmez

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

20 Şubat 2018
Salı
İyi Öğleler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Maç


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Büyük maça saatler kalmıştı. Günlerdir bu maça hazırlanıyorlar­dı. İleri üçlüde görev alacaktı. Bir önceki maçta hiç beklenmedik bir farkla yenildikleri takımdan "intikam almaya" hazırlanıyorlardı. Aya­ğına top değmemiş kimi spor yazarları formdan düştüğünü, yedekte ka­lacağını yazıyordu. Kaybettikleri maçta taraftarların hışım dolu bakış­larını unutmamıştı. Statta yankılanan sloganları duyuyordu. "Ölmeye ölmeye geldik..."


Bulunduğu konuma gıptayla bakan milyonlarca insan vardı. Fa­kat kimsenin fark edemeyeceği bir yük taşıyordu üzerinde. Henüz yir­mili yaşlarda, toy bir delikanlı olduğu halde, maçı kaybetmenin ağır be­delini karısına ve çocuklarına karşı günler süren mahcubiyetle ödüyor­du. Her defasında "Ölmeye ölmeye..." gelen taraftarlar gibi, onlarında kendisini şartlı sevdiğini düşünmeye başlamıştı. Kazanırlarsa omuzlara almıyordu. Gol atarsa seviliyordu. Kaybederse yerden yere vuruluyor­du. Gol atamazsa suçlanıyordu.


Maç başlamak üzereydi. Evden çıkarken karısının yanağından makas almış, kendisi ve takımı için dua etmesini istemişti. Sonuçta maç başladı. Çok kritik bir noktada oynuyordu. Ayağının her hareketi taraf­tarların ve spor yazarlarının gözünde onu ya nefrete ya hayranlığa ko­nu ediyordu. Rakip takım formundaydı.


Birazdan fileler havalandı. Taraftarlar coşkun tezahüratla alkış­ladılar onu. Henüz maçın başlarındaydı. Her an her şey olabilirdi. Kan ter içinde oynamaya devam etti.
Maç bitti. Ondan başka herkesin iki rakamdan ibaret gördüğü sonuç stadın skorboardunda yanıp sönüyordu. Duaları kabul edilmiş, genç omuzlarına yüklendiği ağır yükü bir defa daha 90 dakika boyun­ca taşıyabilmiş ti. Maçı farklı bir skorla almışlar, teknik direktörlerinin "İntikam" sözü yerine gelmişti.


Takımın çoğu çalışanı zafer sarhoşluğuna yeni sarhoşluklar ek­lemek için oraya buraya dağıldı. O evine gitmeyi yeğledi. Karısı tebes­sümle karşıladı kapıda. Akşam yemeğim çoktan hazırlamıştı. İştahla sofraya oturdu. Çorba kasesinin yanında özenle yazılmış bir not gözü­ne ilişti. "Tebrikler seni ne kadar sevdiğimi anlatmak için..."
Hem sevinmiş hem şaşırmıştı. Bu yemekleri yapmaya maçtan önce başlamış olmalıydı. Maçı kazanacaklarım nereden biliyordu ki...


Tatlıları almak için mutfağa doğru giden karisinin cebinden, şimdi okuduğuna benzer bir kartın daha düştüğünü fark etti. Usulca ye­re eğildi. Karısına fark ettirmeden okudu: "Maçı kaybetmiş de olsan, benim aşkımı hak ettin. Ne olursa olsun, seni seviyorum. Bu yemekle­ri seni ne kadar sevdiğimi anlatmak için..."

Beyin Firtinasi>>Düşündüren Yazılar
26.02.2013 15:23
642 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011