Anasayfa
AnasayfaİletişimHakkımızda

Belirli Gün ve Haftalar

Cennete müştak olan hayr ü hasenâta koşar. Cehenneme yuvarlanmaktan endişe eden şehevî arzulardan yüz çevirir. Ecel hakikatını vicdanında duyan geçici lezzetlerden uzak durur. İşin doğrusu, dünyaya karşı kalb kapılarını sürmeleyen kimseye de musibetler çok küçük, pek hafif gelir.

...Hadisler...

Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür

...İlginç Bilgiler...

Adelet her yerde geçerli olan bir sermayedir

...Güzel Sözler...

Site İçi Arama

İstatistik

Merhaba,  

15 Aralık 2017
Cuma
İyi Öğleler

Toplam Konu Sayısı:17336
Editör Sayısı:2

Mehmet Akif Ersoy'un Edebi Kişiliği, Edebiyata Bakışı


Bir yada iki kelime olarak arama yapın.

Ölümünün üzerinden 65 yıl geçmesine rağmen büyük şair, fikir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy; birbirinden güzel şiirleriyle, destanlarıyla, ölümsüz İstiklal Marşı'yla ahlak ve fazilet örneklerini sergilediği hatıralarıyla hala aramızda yaşamaktadır.

O, sanatını İslam'ın anlaşılması ve Müslümanların birliği için kullanmış, kuvvetli bir iman ve heyecanla sadece Türk Şiiri'nin değil, belki dünya şiirinin en mükemmel manzumelerini söylemiştir.

Zaman,çok iyi değerlendiricidir.Mehmet Akif Ersoy gibi büyük insanların düşüncelerinin, mücadelelerinin, attıkları adımların ne kadar doğru olduğunu gün geçtikçe daha iyi ortaya çıkarmaktadır.

Türkçe'ye kuvvetle hakim, Arapça ve Fransızca'yı çok iyi bilen Akif'in ilk şiir çalışmaları Baytar Mektebi'nde okuduğu yıllarda başlar. Yayınlanan ilk şiiri " Kuran'a Hitap" başlığını taşır. Mehmet Akif, şiire Muallim Naci gibi sağlam söyleyişli bir üstadın izinden yürüyerek başlamış, doğudan Hafız ve Sadi'yi, batıdan Lamartine ve Alexandre Dumas'ı beğenmiş ve okumuştur.

Şair,1908'den sonra, aruz ölçüsünü başarıyla kullanarak halkın dert ve sıkıntılarını dile getirdiği manzum hikayeleriyle dikkatleri üzerine çeker. Bu hikayelerde camiler, kahvehaneler, sokaklar, meyhaneler, hastaneler, yetimler, yoksullar, idari bozukluklar tablo tablo tasvir edilir.

"... Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim. İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim."

1912'li yıllar savaş yıllarıdır. Toplum şairinin şiiri değişir, destanlaşır. İlk büyük destan Çanakkale'de yaşanır ve yazılır. Bu destanın kahramanları gençliğimiz ve milletimizdir. Akif, milletinin namusunu çiğnetmeyen bu imanlı nesilden çok ümitlidir. Bu nesil, memlekete fen ve teknolojiyle donanmış, ahlaklı ve imanlı bir medeniyet getirecektir. Şair, "Çanakkale Şehitlerine" isimli şiirinde savaş anını canlı tablolarla coşkun bir şekilde anlatır. Şiirinde insanı saran ve savaş ortamının büyük dehşetini hissettiren bir anlatım hakimdir. Seçilen kelimeler, kafiyeler, ses özellikleri, savaş manzarasıyla bütünleşir ve şöyle dile gelir.

"Öteden saikalar parçalıyor afakı: Beriden zelzeleler kaldırıyor amakı: Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin:. Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce Lağam. Atılan her lağamın yaktığı: yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müthiş tipidir: savrulur enkaz-ı beşer"

İkinci destan hüzün destanıdır.Bursa, İstiklal Harbi öncesinde Yunanlılar tarafından işgal edilir.Bu hadise; Türk tarihinin en acı hadisesidir.O gün, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin Gümüşlü'deki türbesinde Türk'ün mukaddesatına hakaret edilir.Bu durum karşısında büyük bir ıstırapla haykıran ilk Türk şairi Mehmet Akif olur.Bunun üzerine Bülbül şiirini yazar.Milli şairimiz Akif, bu şiirinde 27 asırlık şiir lisanımızı tam bir gönül ürperişiyle bir yanık bülbül gibi inletir.Şiirin -nın, - nin diye musikisinde bir inleyiş duyulur.

Şöyle der:

"Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin. Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin? O zümrüt tahta kondun bir semavi saltanat kurdun; Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun"

Nihayet milli şairimizin de tam merkezinde olduğu büyük bir milletin her şeyini ortaya koyarak yaptığı büyük bir savaş, Kurtuluş Savaşı ve milli şairimiz Mehmet Akif'in ümidiyle, imanıyla ortaya koyduğu İstiklal Savaşımız kadar büyük bir eser İstiklal Marşımız'dır.İstiklal Marşı'nda bir milletin kendine olan güveni, imanı, ümidi, haklılığı, hür ve bağımsız yaşama kararlılığı ve geleceğe uzanan duası vardır.Bu marş Türkçe'nin bütün inceliklerini bilen bir şair tarafın- dan tam bir lisan ve vicdan sağlamlılığı içinde yazılmıştır.Akif'in Safahat'ına almadığı İstiklal Marşı tam 724 şiir içinden seçilerek kabul edilmiştir.Bugün her zamankinden daha çok Akif'lere, Asım'lara bu milletin ihtiyacı var!

Nice Akiflerin ve nice Asımların yetişmeleri ümidiyle... 

Belirli Gün ve Haftalar>>Mehmet Akif Ersoyu Anma Günü
18.02.2013 16:48
1700 Okunma



Bilgi Paylaşım Sitesi 2011